Kooperatifçilerle Odak Söyleşileri

Sayın Orkun Doğan ile söyleşi, Ekonomist ve Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi ve Dissensus Research'te Araştırmacı/Ortak.

"Kooperatifçilerle Odak Söyleşileri", ILO yetkililerinin kooperatifçilik ve sosyal ve dayanışma ekonomisi (SSE) üzerine yaptıkları çalışmalar sırasında yollarının kesiştiği dünyanın dört bir yanından kooperatifçilerle yapılan söyleşilerden oluşan bir seridir. Bu seri çerçevesinde, Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi ve Dissensus Araştırma ortağı, ekonomist ve araştırmacı Orkun Doğan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Article | 04 September 2023

Bize kendinizden ve kooperatifler ve daha geniş anlamda sosyal ve dayanışma ekonomisi ile ilgili çalışmalara nasıl dahil olduğunuzdan bahsedebilir misiniz?

Merhaba, ben Orkun Doğan. Kalkınma ekonomisi, tarım ekonomisi, davranış bilimi ve siyasal iktisat alanlarına odaklanan bir ekonomistim. Aynı zamanda araştırma tasarımı ve uygulaması ve veri analizi ve raporlaması dahil olmak üzere nicel araştırma konusunda deneyime sahip bir araştırmacıyım. Son yıllarda adil, sürdürülebilir, dirençli yerel gıda sistemleri, tedarik zincirleri, alternatif yerel ve kırsal kalkınma modelleri, sosyal ve dayanışma ekonomisi ve kooperatifler üzerine araştırmalarımı yoğunlaştırdım. Bu alanlarda projeler yürütüyor, araştırma yapıyor ve eğitimler veriyorum.

Yüksek lisans eğitimim sırasında, alternatif ekonomiler üzerine okuken, sosyal ve dayanışma ekonomisi ve kooperatifler ilgimi çekmeye başladı. Alternatif bir ekonomik örgütlenme ve işletme biçimi olarak kooperatifler, kooperatifçiliğin tarihi, Türkiye'de kooperatifçiliğin gelişimi üzerine okumalarımı sürdürdüm. İlerleyen yıllarda konuya olan ilgim ve çalışmalarım derinleşerek devam etti ve kooperatifçilik eğitimlerine katıldım. Araştırdıklarımı, öğrendiklerimi ve deneyimlediklerimi derleyerek farklı mecralarda yazmaya ve paylaşmaya çalışıyorum. Farklı alanlarda faaliyet yürüten kooperatiflerin kuruluş aşamasında yer aldım. Şu anda da sekiz kurucu ortağından biri, kısmi olarak çalışanı ve gönüllüsü olduğum Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi'nde kooperatifçiliği öğrenmeye, araştırmaya, deneyimlemeye devam ediyorum. Aynı zamanda da Türkiye’de kooperatiflerin gelişmesi ve kooperatifçiliğin yaygınlaşmasına adına bilgi üretmeye ve savunuculuk yapmaya çalışıyorum.

Yerküre Kooperatifi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Kooperatifin ortakları kimlerdir? Nasıl bir vizyona ve misyona sahiptir? Kooperatif olarak ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz?

Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi farklı akademik disiplin ve mesleki alanlardan gelen, öncelikle tarım ve gıda sistemleri, yerel ve kırsal kalkınma ve ekoloji alanlarında çalışmalarını yürüten araştırmacı, akademisyen ve aktivistlerin bir araya gelmesiyle 2019 yılında kuruldu. Yerküre Kooperatifi’nin şu anda sekiz (kurucu) ortağı bulunuyor.

Yerküre Kooperatifi, biyolojik ve kültürel çeşitliliğin korunduğu, zenginleştirildiği, tüm varlıkların adilce yaşadığı, ekolojik ve toplumsal olarak sürdürülebilir bir yerküre için çalışır ve yerel ile küresel arasındaki girift bağlantıları dikkate alarak ve yerelin bilgisini önemseyerek araştırma yapar, bilgi üretir ve çözümler geliştirir.

Kurucu ortaklar olarak ortak hedeflerimiz ve ortak ihtiyaçlarımızdan yola çıktık. Örgütlenme yapısı ve tüzel kişilik olarak kooperatif olmayı uygun bulduk. Düşüncelerimizi, hayallerimizi ve emeğimizi ortaklaştırmak ve birlikte çoğaltmak için kooperatif formunu seçmemizin iki temel nedeni var. Birincisi, yaşadığımız ekolojik ve tarım-gıda bağlantılı krizler ve sorunlar karşısında yerel bilgiden süzülen çözüm önerilerinin ancak katılımcı, demokratik, hiyerarşik olmayan örgütlü yapılar ile ortaya çıkarılabileceğine inanıyoruz. Bu amacı güden bir araştırma ve bilgi üretim pratiğinin de benzer bir yapıda olması gerektiğini düşünüyoruz. Kooperatif bunun için en uygun formlardan biri.

İkincisi, eleştirel, bilimsel-aktivist bilgi üretimini, araştırma ve uygulama süreçlerini dert edinen ortaklarımızın ve paydaşlarımızın karşı karşıya olduğu işsizlik, güvencesizlik, geleceksizlik gibi kaygılarını azaltmak; tarım-gıda alanında karşılaştığımız sorunlara çözümler ararken ortaklarımızın da insana yakışır düzeyde bir yaşam sürmesine katkı sunmak istiyoruz. Dolayısıyla geçim dertlerimizle yaşamımızı, bilgilerimizi, meraklarımızı, deneyimlerimizi, toplumsal-ekolojik-politik dertlerimizi yakınlaştırma çabası ile de (“bilimsel araştırma ve geliştirme” türünde) bir kooperatif olmayı tercih ettik.

Sizce kooperatifler ve daha geniş anlamda sosyal ve dayanışma ekonomisi Türkiye'de gençlerin karşılaştığı insana yakışır işlere erişmekle ilgili zorlukların üstesinden gelinmesinde nasıl yardımcı olabilir?

ISon yıllarda Türkiye'de pek çok farklı sektörde kooperatif işletmelerin kurulduğuna tanık oluyoruz. Tiyatro çalışanları, yayıncılar, yazılımcılar, araştırmacılar ve çevirmenler günlük ihtiyaçlarını karşılamak, geçim şartlarını iyileştirmek ve kendilerini geliştirebilecek ve aynı zamanda mutlu olabilecek iş koşullarını yaratabilmek için bir araya geliyor ve kooperatif işletmeler altında örgütleniyorlar. Farklı şehirlerde pek çok kadın bir araya gelerek ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmek için kooperatifler kuruyor. Giderek daha fazla insan ortak çıkarlarının haricinde belirli sosyal amaçlara ulaşmak için ekonomik bir örgütlenme modeli olarak kooperatiflerin uygun bir yapı olduğunu fark ederek kooperatiflere yöneliyor. İlk dikkatimi çeken durum, mevcut kooperatif ortak ve yöneticilere nazaran yeni (nesil) kooperatiflerin ve girişimlerin kurucuları, örgütleyicileri çoğunlukla gençler ve kadınlar oluyor.

Bu da Türkiye'de kooperatiflerin ve kooperatifçiliğin dönüşmekte olduğunu gösteriyor. Ayrıca, genç işsizlik oranlarının çok yüksek olduğu Türkiye'de gençlerin daha iyi çalışma koşulları yaratmak için farklı çözümler geliştirmeye çalıştığına da işaret ediyor. Türkiye'de kooperatifler hâlâ gençlerin düzenli gelir elde etmek ve güvenceli bir iş bulmak için başvurdukları ilk seçenek değilse de birçok genç kooperatifleri hedeflerine ulaşmak ve ülkedeki koşulları değiştirmek için önemli bir araç olarak görmeye başladı.

Türkiye'de bu taban hareketinin güçlendirilmesi, sosyal ve dayanışma ekonomilerinin gelişmesi için hayati önem taşıyor. Bu amaçla, kooperatif hareketi daha örgütlü hale gelmeli, uluslararası bağlarını güçlendirmeli ve kooperatifçiliği destekleyecek yasal düzenlemeler için savunuculuk faaliyetlerinde bulunmalı. Kooperatiflere belirli alanlarda rekabet avantajı sağlayacak düzenlemeler yapılması ve kamu bütçesinden daha fazla pay alınması için kampanya yürütülmelidir.

Bize kooperatif istatistikleri üzerine yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Kooperatifler, günümüzün küresel ve yerel sorunlarını çözmek, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak ve daha iyi bir dünya inşa etmek yolunda diğer işletme türlerinden daha etkili ekonomik örgütlerdir. Ancak hikâyelerine tanık olduğum, okuduğum ve araştırdığım kooperatiflerin birçoğu mevcut koşullar altında bu idealden çok uzakta. Bir araştırmacı olarak ideal ile mevcut durum arasındaki farkı araştırmak ve tespit etmek, bir kooperatifçi olarak da bu açığı kapatmak, kooperatifleri desteklemek ve kooperatif ekonomisini güçlendirmek istiyorum.

Her şeyden önce, kooperatifleri savunmak ve desteklemek için kooperatifleri anlıyor, ayırt edebiliyor, ölçebiliyor ve karşılaştırabiliyor olmamız gerekir. Bu nedenle kooperatiflerle ilgili kapsamlı verilere ve tutarlı istatistiklere ihtiyacımız var. Buradan hareketle, ben de Türkiye'de kooperatifler hakkında toplanan verileri, mevcut ve potansiyel veri kaynaklarını ve üretilen istatistikleri araştırıyorum. Kooperatifleri, kooperatiflerin güçlü ve zayıf yönlerini, ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmek, kooperatifçilik politikalarını bunlara göre tasarlayabilmek ve kooperatifçiliği geliştirebilmek için doğru, güvenilir, karşılaştırılabilir veri ve istatistikler üretilmesini önemsiyorum. Bir kooperatif ortağı ve kooperatifler üzerine araştırma yapan bir ekonomist olarak, 2018 yılında 20. Uluslararası Çalışma İstatistikçileri Konferansı’nda edilen ve 2019 yılında ILO Yönetim Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanan Kooperatif İstatistiklerine İlişkin Rehber benim için önemli bir referans kaynağı oldu. Bu rehber, kooperatiflerle ilgili kavram ve tanımları, kooperatif türlerini, istatistiksel birimleri, kooperatiflerdeki istihdam ve çalışma biçimlerini ve kooperatiflerle ilgili istatistiksel verilerin toplanması, düzenlenmesi ve analiz edilmesi yollarını kapsayan kooperatiflerle ilgili ilk uluslararası istatistik standardıdır.

Son olarak, Kore Cumhuriyeti Hükümeti tarafından desteklenen ve ILO Kooperatifler Birimi ve ILO İstatistik Departmanı tarafından ortaklaşa yürütülen Kooperatif İstatistikleri Rehberini Geliştirilmesine Yönelik Girişim çerçevesinde, projeye dahil edilen beş pilot ülkeden biri olan Türkiye’deki çalışmaları koordine etmek amacıyla danışman olarak görev aldım. Bu proje, Güney Kore Cumhuriyeti, İtalya, Kosta Rika, Tanzanya ve Türkiye’de yapılan pilot çalışmalar ile kendi içinde tutarlı, uyumlaştırılmış ve standartlaştırılmış kooperatif istatistiklerinin geliştirilebilmesine yönelik olarak, Rehber’in uygulanmasında ILO Üye Devletlerinin gerek duyacağı pratik rehberliği sağlamayı hedeflemekteydi. Uluslararası ölçekte yürüyen bu kolektif çalışma sayesinde, Türkiye'de kooperatif istatistiklerine ilişkin yasal ve idari yapıyı, kooperatiflere dair toplanan mevcut verileri, başvurulan veri kaynaklarını ve üretilen ve paylaşılan istatistikleri karşılaştırmalı bir şekilde ve derinlemesine analiz edebilme şansım oldu. Bu girişim kapsamında yürüttüğüm masa başı çalışmadan ve ulusal danışma komitesi toplantıları aracılığıyla yürütülen istişarelerden derlediğim bulgu ve analiz sonuçlarını raporlaştırarak, küresel danışma komitesi toplantılarında ve nihai olarak 30 Haziran 2023’te Busan’da gerçekleşen Uluslararası Kooperatif İstatistikleri Konferansı’nda sundum.

Türkiye'de kooperatiflerle ilgili istatistiklerin iyileştirilmesi için zorluklar ve fırsatlar nelerdir?

Kooperatifler, Türkiye ekonomisinde köklü bir geçmişe ve özel bir yere sahip olmasına rağmen, resmi istatistiklerde yeterince görünür değildir. Kooperatiflere dair kapsamlı bir mevzuatın, köklü bir kamu idari sisteminin ve yaygın bir kayıt sisteminin olması kooperatif verilerini toplamak ve kooperatif istatistiklerini üretmek açısından iyi bir temel teşkil etse de daha kapsamlı verileri üretmek ve güvenilir, tutarlı ve karşılaştırılabilir istatistikleri geliştirebilmek için daha çok çaba gerekiyor.

Türkiye’de kamu yönetimi kooperatifleri diğer işletme türlerinden farklı olarak ele almış ve kendine has kamu idaresi geliştirmiştir. Bu durum, kooperatiflere dair veri toplamak ve istatistikler üretebilmek adına hem bir fırsat hem de bir zorluk yaratmıştır. Türkiye'de kooperatiflerin yasal olarak tanınan ve kaydı tutulan bir işletme biçimi olması, kooperatiflere ilişkin istatistiklerin geliştirilmesi için önemli bir başlangıç noktasıdır. Öte yandan, kooperatifçilik ile ilgili farklı yasaların olması, kamunun kooperatifçilikle ilgili görev ve sorumluluklarını farklı bakanlıklara dağıtılmış olması istatistik üretimi açısından birbirinden her anlamıyla kopuk veri kaynakları ve çok parçalı ve dağınık bir istatistiki altyapının ortaya çıkmasını beraberinde getirmiştir.

Türkiye’de kooperatiflerin durumunu ve ekonomiye katkılarını analiz edebilmek ve daha etkin ve kanıta dayalı politikalar geliştirebilmek için gerekli veriler ve istatistiki bilgi üretimi istenen seviyede değil. Üretilen mevcut veriler daha çok kooperatif ve kooperatif ortaklığı sayılarına ilişkin kooperatifçiliğin yıllar içindeki seyrine ve kooperatiflerin çoğunlukla hangi sektörlerde faaliyet gösterdiğine dair bir çerçeve sunabilmektedir.

ILO’nun 193 Sayılı Kooperatiflerin Teşvikine İlişkin Kararı (2002) kooperatifçilik verilerinin geliştirilmesi için hükümetlere çağrıda bulunmaktadır. Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde Türkiye’de bu çağrıya karşılık gelecek nitelikte, kooperatif istatistiklerinin kalitesini ve kullanılabilirliğini artırmak adına önemli gelişmeler yaşanıyor. Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı’nda (2012-2016) kooperatif veri altyapısının ve kooperatif istatistiklerinin kalitesinin artırılması stratejik bir hedef olarak belirlenmiştir. Buna bağlı olarak, Resmi İstatistik Programı kapsamında Kooperatif İstatistiklerinin Geliştirilmesi Projesi hayata geçirilmiştir. Bu projenin koordine edilmesi için Ticaret Bakanlığı başkanlığında; Türkiye İstatistik Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, ILO Ankara Ofisi, ve kooperatif birliklerinden temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturulmuştur.

Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS), 2021 yılında Kooperatifler Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte denetim, veri üretme, hizmetlerde otomasyonu artırma ve ülkede kooperatifçiliği büyütme hedeflerine yönelik olarak hayata geçirildi. Bu düzenleme sonucunda, dağınık haldeki mevcut idari kayıt sistemleri KOOPBİS’e entegre edilecek ve merkezi ve güncel bir istatistiksel veri tabanı oluşturacaktır.

KOOPBİS, bir e-hizmet portalı ve merkezi bir veri tabanı olarak Türkiye'nin kooperatif istatistik altyapısı için önemli bir reform olarak düşünülebilir. Bu arayüz, kooperatiflerin her yıl gerçekleştirdiği genel kurul toplantısı sonrasında kooperatiflerin verilerinin güncellenebileceği dinamik bir veri tabanı olarak kullanılabilir. Kooperatifler ile kamu idaresi arasında etkin bir iletişim kanalı olabilecek KOOPBİS, kooperatiflerin faydalanabileceği ve aktif olarak katılım sağlayacağı şekilde uygulanabilirse, kooperatiflere dair hali hazırda toplanma imkânı olmayan farklı verilerin üretilebilmesine imkan sağlayacaktır. Sonuç olarak, parçalı idari kayıt veri tabanlarına dayalı geleneksel veri toplama yöntemlerinin yerini, daha büyük bir veri evreninden beslenen ve bütünleşmiş idari kayıtlara dayalı daha dinamik ve kapsamlı bir veri derleme ve istatistik üretimi yaklaşımı hayata geçirilebilir. Ancak her şeyden önce kooperatifçilik hareketi ve kooperatiflerin kendileri veri üretimi ve istatistik oluşturma sürecinde daha aktif bir şekilde konumlandırılmalı ve teşvik edilmelidir.

KOOPBİS sayesinde, başta kooperatif sayısı ve ortak sayısı olmak üzere kooperatif verilerinin kalitesi, güncelliğini ve tutarlılığı artacaktır. Ancak, KOOPBİS haricinde de kooperatifçiliğe dair veri kapsamı, doğruluğu, bütünlüğü ve karşılaştırılabilirliği konularında hâlâ iyileştirme alanları bulunmaktadır. Kooperatiflerin ekonomik ve sosyal kalkınmadaki rolünü doğru bir şekilde analiz etmek ve veri odaklı ve kanıta dayalı politika oluşturmayı teşvik etmek için kooperatiflere ilişkin istatistiki veriler, ilgili devlet kurumlarının idari kayıtlarından istihdam, gelir ve ciro istatistiklerini de kapsamak zorundadır. KOOPBİS aracılığıyla elde edilecek verilere ek olarak, Türkiye İstatistik Kurumu'nun İstatistiki İş Kayıtlarına, kooperatiflerin ekonomik performansı ve kooperatiflerin yarattığı ve/veya kooperatifler aracılığıyla yaratılan istihdam hakkında verilere ulaşmak ve istatistik üretmek amacıyla başvurulmalıdır.

Özetle, Türkiye'de kooperatifçilik hareketinde yaşanan dönüşüme paralel olarak kooperatif istatistiklerinin kapsamı ve kalitesinin artırılması adına önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bir kooperatif ortağı olarak bu değişimin bir parçası olmaktan ve bu sürece katkıda bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.